DİYANET BİZDEN NE İSTER!..

0
340

      Hani bizde bir söz var; “kendi eliyle kendi gözünü çıkarma” bir başka değişle “ağacı kurt içinde yer” misali biz Ehlibeyt cemaati olarak ne zaman aklı selin hareket edeceğiz ve bir birimiz yemeden-yıpratmadan nasıl vazgeçeceğiz, onu bilemiyorum.

     Bunu, “Pendik Yayalar Mahallesi” Ehlibeyt camisi üzerine oynanan oyunun deşifre edilmesi için yazdım.

     Adı geçen semtte inşaat aşamasında olan “Ehilibeyt” camisinin inşaatı, aynı camide imamlık yapan Iğdırlı hemşerilerimizden Aslan Başaran isimli bir hocamız nezaretinde devam ettirilmektedir. Cami henüz tam hazır olmadığı için ibadetler inşaat durumunda olan caminin alt kısmında yapılmaktadır.

      Gel gör ki, henüz inşaatı tamamlanmayan ve halkın teklif ve önerisiyle imamı atanan bu cami şimdiden Diyanetin hedefi haline gelmiştir.

      Bu cami ve dernekte uzaktan ve yakından hiç bir ilişiği olmayan Müstecep Bayındır isimli birisinin, Diyanet İşlerine başvurarak kendisinin buraya imam atanmasını istemiş ve bu talep kabul görmüş ve görevde olan imam Aslan Başaran ise diskalifiye edilerek Müstecep Bayındır’ın, anlamsız ve usulsüz bir şekilde İmam olarak ataması gerçekleştirilmiştir.. Biz bu atamayı, Mütecep Bayındır’ın Diyanete kayıtlı olmasına bağlıyoruz.

     İşin enteresan tarafı da; cami inşaatını tamam olmadığı halde cami adına kurulan ve bugüne kadar sıkıntısız hizmet veren dernek binasını anahtarları polis marifetiyle hâlihazır imam Aslan Başaran’dan alınarak şikâyetçi ve aynı zamanda Diyanete kayıtlı olan Müstecep Bayındır’a verilmiş olmasıdır.

     Diyanet’in, eline geçirmiş olduğu bu fırsatlardan yararlanarak Ehlibeyt inancı üzerinde manevra alanını genişletme ve entrikalarını çevirme düşüncesinde olduğunu düşünüyoruz.

     Diyanetin, bizlerin de vergilerinden sağladığı maddi destekten yararlanarak Ehlibeyt mensuplarına karşı uyguladığı baskıyı ve uygulamaya çalıştığı tavrı ve tutumu tasvipten uzak buluyoruz.

     Cami derneğinin bir başkan ve 7 üyesinin kararı olmadan fert ve bireylerin taleplerinin bu denli etkili ve geçerli olmasının altında art niyetlerin yattığı aşikârdır.

    Bazı münafıklar tarafından yapılan anlamsız ve yersiz taleplerin camiamız tarafından kabul görmediği de bilinmelidir.

   Ülkemiz genelinde 80 bin caminin içinde bizim içti’atlarımıza uygun 80 tane Ehlibeyt’e ait cami bulunmaktadır. Bu camileri de Cemevlerinin ( ki, Cemevleri de bir ibadet yeridir) akıbetine düşürülmesine rıza gösteremeyiz. Üzerinde oynanması, statü değişikliği gibi anlamsız ve mesnetsiz düşünce ve kararların huzursuzluk yaratacağı, tepki ve infiallere sebep olacağı düşünülmeli ve herkes ayağını ona göre denk atmalıdır. Herşey bitti de sıra Ehlibeyt cami, mescit ve Cemevlerine mi geldi!? Asla kabul görmeyecek bu duaya amin denilemeyecektir..

    Derdinizin, aynı inanç ve görüşten olanların saf duygularından yararlanmaya çalışmak olduğunu ve Diyanete kayıtlıdır dediğiniz kişi ile diğerlerini birbirine hasım edip bölmenin ve yutulmasına zemin hazırlamanın altında, bizlere temsilde yetkisi vermeyen ve vermemekte direnen Diyanetin art niyetli çalışmaları görüyoruz.

   Ezcümle; bir dernek ve onun 8 kişiden oluşan yönetim kurulu varken bir kişinin imzasının geçerli olmadığı ve tek başına karar verme yetkisinin bulunmadığının bilinmesini ve 350 kişinin imzasıyla bu konunun üst mercilere intikal ettirildiğini hatırlatmak isterim.

   Bizi kendinden saymayan, bana temsilde hak tanımayan, inancımla inancı örtüşmeyen Diyanet elini yakamızdan çeksin, aynı görüş ve inanç sahiplerini birbirine hasım ederek bulanık suda balık avlamaya kalkışmasın. Bunun, sapına olduğu kadar küpüne de zararı dokunacağını artık bilsinler istiyoruz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz