24 Temmuz Basın Bayramı..

0
68

Demokratik kültürün ayrılmaz bir parçası olan basın kuruluşlarımızın; etik değerlere ve                           hukuka uygun, tarafsızlık içinde, doğru haber yapması, kişi haklarına ve özel    hayata saygılı, toplumun hassasiyetlerine özen gösteren bir şekilde görev yapması, demokrasimiz ve gazetecilik mesleğinin saygınlığı açısından büyük önem arz etmektedir.

Toplumsal gelişme ve bilinçlenmeye önemli katkılar sağlayan Basın çalışanları, yerine getirdikleri bu önemli görevlerin yanı sıra, milletimizin yaşadığı olağanüstü dönemlerde de önemli vazifeler üstlenmişlerdir

Yerel ve ulusal basın kuruluşlarımız; ülkemizin birlik ve beraberliğine, devletimizin bekasına, milli iradeye ve demokrasimize kasteden darbe girişimine karşı dik duruş sergileyerek, milletten ve demokrasiden yana kesin bir tutum almışlardır. Halkımızın doğru bir şekilde bilgilendirilmesini sağlayan Basınımızın bu basiretli tutumu takdire şayandır. Ancak bu basiretli duruşun yanında unutulmaması gereken önemli bir husus da özellikle yerel basınımız çok ciddi sıkıntılar yaşamasıdır..

Ne yazık ki, Adalet Bakanlığı’nca hazırlanan,’Yargı Reformunu’ taslağında yer alan ‘icra ilanlarının gazetelerde yayınlanma zorunluluğunun kaldırılması’, yıllardır var olma mücadelesi veren yerel basınının yarasını daha da derinleştirmiştir. Her geçen gün artan maliyetler ve gazetelerin karşılaştığı güçlüklere karşı bir an önce devlet eliyle adımların atılması gerekli ve basın mensupları için önem taşımaktadır..

Bilindiği üzere 24 Temmuz 1908 tarihi basından sansürün kaldırıldığı tarihtir. Bu tarihte gazeteler ilk kez sansürsüz olarak yayınlanmaya başlamış olan basın, günümüzde çağdaş ve demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarından biri, haber alma ve yayma özgürlüğünün en etkili aracı olmuştur.

Ulusal ve yerel basınımız, özgürlüklerin ilerlemesi ve kamuoyu oluşumunda büyük bir güce sahibidir. Gerek ülkemizin gerekse her alanında hedeflenen başarıya ulaşmasında ve bu başarının ülkemiz ve ilimiz ekonomisine olumlu yönde yansımasına, basın mensuplarının gösterdikleri duyarlılık ve bu konuda yaptıkları başarılı çalışmaların büyük katkı sağladığı görülmüştür..

24 Temmuz’u bizler için bir mücadele günü hâline gelmiş, ülkemizde medyanın yüzde 85’ini kontrolü altına alan iktidar bu düzenleme ile alternatif alanlarda habercilik faaliyeti sürdürmeye çalışan gazetecilere de sansür uygulamaya çalışmasıyla Medyamız üzerindeki baskıların artması, cezaevlerinde bulunan 76 meslektaşımızın özgürlüklerinden mahrum bırakılması, meslektaşlarımızın her gün adliyelerde yargılanması, medya olarak 24 Temmuzu; bir mücadele günü hâline getirmiştir.” Basın hürdür, sansür edilemez!” doğru ise onca yapılan hata, yanlışlık ve baskılar n’menem zatdı.

Günümüzde her insanın bilgiye ulaşma, doğruları öğrenebilme ve kendi fikirlerini ifade edebilme özgürlüğünün en temel hak olduğu görüşü, modern dünyada tartışmasız kabul görüyor. Kamu adına gerçekleri araştırma, doğru ve gerçek haberlerle kamuoyunu aydınlatma görevi gören basın, demokratik hayatımızın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Haber alma ve yayma özgürlüğünün en etkili aracı olan ve demokrasinin yaşamasını ve gelişmesini sağlayan kurumların başında basın gelir.

Milletin müşterek sesi ve demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarından ve toplumun bilgilendirilmesi ve vatandaşların devletle iletişiminin sağlanmasında önemli role sahip, iletişimin temel taşlarından ve demokrasinin işlemesini sağlayan ve bireylerin gerçekleri öğrenmesinde ve düşüncelerini ifade etmesinde en etkili araçlardan biri olan Basın, demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Basının işlevini en iyi şekilde yerine getirilebilmesi için basın özgürlüğü hayati önem taşımaktadır.”

Basın Bayramı veya Gazeteciler ve Basın Bayramı, Türkiye’de Türk basınında sansürün kaldırılmasının yıl dönümü olarak her yıl 24 Temmuz tarihinde kutlanan önemli gündür. Basın Bayramında pek çok siyaset adamı, rektörler ve bazı belediye başkanları tarafından bildiri yayınlanmaktadır. Bildirilerde Basın Bayramının önemine değinilerek, özellikle Türk basınındaki sansür ile ilgili konular bu bildirilerde yer almaktadır.

Türk basınında sansürün ilk uygulandığı tarih ise 10 Mayıs 1876’dır. 24 Temmuz 1908 tarihinde İkinci Meşrutiyet yürürlüğe girdikten sonra bu uygulamaya son verilmesi günümüzde “sansürün kaldırılması” olarak adlandırılmaktadır. 10 Haziran 1946 yılında kurulan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, bir basın günü oluşturmayı planlamıştır. Türkiye’de ilk gazetenin çıkış tarihine göre düzenlenmesi planlanan bu güne “Basın Bayramı” adı verilmiştir.

Bu duygu ve düşüncelerle, basında çalışan, gece-gündüz demeden, günün her saatinde, mesai kavramı gözetmeksizin basın sektörüne emek veren, memleketimizin sosyo-ekonomik ve kültürel yönden kalkınması için büyük bir özveri ile çalışmalarını sürdüren, eksiksiz ve yansız haber yapan, alın teri akıtan tüm basın mensuplarımızla birlikte basına değer veren ve hizmetlerimizi takdir edip bizleri kutlayan herkese sevgi ve saygılarımızı sunuyorum.                                                                                                                                                                                                                                                       Atalay Sever

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz