Gitmelerin Eylül Kokar

0
151

Sardığında ateşler etrafını

Turuncu unutur eylül olduğunu

Kalbi soğuk kuzey rüzgârı

Nereden bilir ayrılık korkusunu.

Kaç eylül geçti üzerinden

Kaç hayat boğuldu gözyaşına

Her yaprak yasının örtüsü

Yine titrek bakışın nemli

Yine dilsiz, dipsiz kuyu,

Başında ıhlamur sarhoşluğu

Gitmelerin hep eylül kokar,

Seni aratır yokluğunu unutur

Tarifsiz bir tat kalır dilinde

Kulağına unutma öyküleri anlatılır.

(Yeşil Kokan Kadınlar …..kitabından)

Kısa bir anlatı

……………

Efendi

Kalbi efendisini gördü;

Ne iyi bir âşık ne sıradan bir sevgili dedi. Yarpuz ayı zamanı, günlüğüne öyle bir not düştü: Ben seni efendim kabul ettim bil ki ben senin neyinim.

Sevgili uzun yol yorgunuydu. Düşünceliydi üstelik. Bin bir dünya halini terk edenlere mahsus bir olgunlukla baktı. Gülümseyecekti vazgeçti, çünkü ağır bir yük altında hissetti kendini. Oysaki kalbin sahibi seçiminde çok kararlıydı. Kendi kalbine baktı ve sonra yeryüzüne, yakın kentin sokaklarına, ağaç tepelerine, uzak dağlara gölgesini dökmüş bulutlara baktı ve dedi ki:

“Sevgili ah sevgili! Kalbi evrenin kucağı sevgili, belki kaçağım belki kırık belki neşeyim belki hüzün, asiyim mavi tonunda ama hiç efendi olmadı kalbim, kul kabul etmedim kendime. Sevgili sadece sevgili ol bana, tıpkı ben gibi…”

Damlalar

Yuvarlanıyor iri, sıcak damlalar

bakır yanaklarımızdan

yuvarlanıyor iri, sıcak damlalar

kalbimizde!

kalbimiz artık dar geliyor bize !

kopararak

kanlı sargıları

yaramızdan!

dişi bir kaplanız ki biz

dişlerimizde taşıyoruz, altın başlı

yavrularımızın ölüsünü …

kimin kızıl gönüllü sarı alnına

sardık sevginin beyaz çiçekli örgüsünü!

kan geliyor kainatın rengi bize!

yuvarlanıyor iri, sıcak damlalar

bakır yanaklarımızdan

kalbimize! N.h.R

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz