Peh Peh Peh…

0
167

Peh peh peh…

 

Şeyhlere bakın şeyhlere…

Sakallarının her telinden bir şehvet şeytanı asılmış.

Kibirle yürüyorlar.

Nefislerini put yapmış tapınıyorlar.

Münafık yüzlerinden kin ve nefret yağıyor!

Sevginin izi yok.

Cahilleri cehennemle korkutup, cennet satıyorlar!

Şeyhin elini öpen cenneti garantiliyor!

Öpmeyen cehennemi!

Sanki cennet ile cehennemin sahibi hâşâ Allah değil, onlar!

İslam akıl, ilim ve bilimle kalbe girmezse,

Allah fikirle, düşünceyle gönle oturmazsa,

Sakallar, takkeler, cüppeler din sanılırsa,

Olacağı budur…                         

Cennet Allah’ındır,

Oraya, O gönderir.

Peygamberlerin bile hakkı ve haddi değil.

Onları da Allah dilerse oraya gönderir.

O halde bu cennet satan şeyhler de kim oluyor?

Onlar önce kendilerini oraya göndersinler de görelim!

Cehennem de Allah’ındır.

Oraya da O gönderir.

O halde bu şeyhler de kim oluyor?

Onlar önce kendilerini cehennemden korusunlar da görelim!

İşleri, güçleri,

Akılları, fikirleri, fetvaları,

Bu dünyada kadın, çocuk kızlar,

O dünyada huri!

Eğer bunlar cennete girecekse, cennete yazık!

Eğer bunlara huri verilecekse, hurilere yazık!

Kendini Allah’a adamış,

Kendini İslam’a adamış,

Ömrünü, ilim, irfanla geçiren,

Ahlak ve hâya örneği din ulularını da zan altında bıraktı bunlar!

Anadolu’yu,

Balkanları

Kafkasları Türke yurt eyleyen,

İlim, irfan, ahlak, sevgi tohumları eken,

Hoca Ahmet Yesevi’nin,

Hacı Bektaşi Veli’nin,

 

 

Hacı Bayramı Velinin,

Alın terinin,

Üretmenin, emeğin piri olan Ahi Evren’in,

Taptuk Emre’nin,

Yunus Emre’nin,

Gül

Bütün Türkistan,

Bütün Horasan erenlerinin kesip attıkları tırnakları bile olamaz bunlar.

Bunların neredeyse tamamı Türk, Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti düşmanı!

Bunlar veren el değil, alan el!

Bunlar, yor, yoksulun ekmeğine göz diken, alın teri, emek düşmanları!

Bunlar, Allah’a kulluk etmesi gereken saf insanları,

Cemaat, tarikat kapılarında kendilerine kul eden din tacirleri!

Ey Müslüman!

İslam, Muaviye’nin debdebe, kibir saçan“Yeşil Sarayı”nda değil,

Onun yolundan gidenlerin villalarında, köşklerinde değil,

Yoksulların, mazlumların Peygamberi Muhammet Mustafa ile

Yoksulların, mazlumların imamı Ali’nin mütavazi toprak evlerindedir!

İslam’ı öğrenmek ve yaşamak zor değil ki.

Namazını kıl, orucunu tutup, zenginsen zekâtını ver, hacca git,

 

 

Helalden ye, haramdan uzak dur, kul hakkına el uzatma,

Dedikodu, gıybet yapma, gönlünü, kalbini kin ve nefretten uzak tut, sevgiyle doldur,

Cennet senindir işte!

Ne diye cennet satan sahtekarlara kanıyorsun?

Çoluk, çocuğunun rızkını onlara yediriyor,

Çoluk, çocuğunu onların harama uzanan ellerine teslim ediyorsun?

VE DEVLET!

Sayıları yüz binleri geçen din görevlilerin var!

Sayıları binleri geçen Kur’an kursların var!

Vatandaşlarını ve çocuklarını niçin bu cemaatlerin, tarikatların karanlık ellerine teslim ediyorsun?

Din öğretilecekse ki gerekli, bu camiler, Kuran kursları ve din görevlileri ne güne duruyor?

Din görevlilerinin günde topu topu bir saatlari namazla geçiyor, geri kalan bütün vakitleri boş!

Kapat artık bu karanlık cemaat ve tarikatları.

Bu tarikat ve cemaatçıları devlet kapılarının bir değil, yüz kilometre uzağından bile geçirme!

Yoksa bir Feto değil daha yüzlerce benzeri alçaklarla başı ağrıyacak ülkemizin.

Geleceğimiz kararacak!

 

Mavi Dualı Kadın,

Doğa gibi dişiliği ve güzelliğiyle insanlığın hayat kaynağıdır…

Doğa gibi o da emzirir, besler, büyütür kucağında sevgiyle insanı…

Aşkın da, sevginin de, doğurduğu insanın da koruyucu dişi aslanıdır o…

Ama gele, gele…

Yılların, yüz yılların, bin yılların baskısı üst üste yığıla yığıla,

Onun canlı, çağıl çağıl akan diriliğini, maviliğini, dişiliğini, doğallığını baskılayarak, köleleştirerek siyaha boyadılar…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz