Türk Askerinin Azerbaycan’da Konuşlandırılması Arzu Ediliyor..

0
51

Kafkas dahi yol ver bize, biz Bakü’ye varacağız.( Bu sınır parçası Kahraman Türk Ordusunun Azerbaycan’a desteye geldiği zaman okudukları marştır.)

  18.yüzyılın sonu Avşarlı Türk İmparatorluğu sükut ettikten sonra Azerbaycan Türkleri öksüz kaldı.  Parçalanmış Azerbaycan Türklerini bir taraftan fars hâkimiyeti bir taraftan Car Rusya zulmü bir taraftan, Tuşdan cesaret alan erməni çeteleri bir taraftan sapı kendimizde olan milli hainler, 2 asra kadar devam eden işgal sömürge ve soykırımlardan sonra 1918 ci yıl Mayısında 28 Azerbaycan Türklerine Cumhuriyet kurmak nasip olmuştu. Çar Rusya’sının ağır durumundan yararlanan Kafkasya’nın 3 halkı Ermeniler, Gürcüler ve Azerbaycan Türkleri kurdukları devletlerinin yaşaması için mücadeleye başladılar. Almanlar İngilizler ve Fransızlar Ermeni ve Gürcülere, iktisadi ve Askeri destek verdiler. Azerbaycan Türklerinin durumu çok ağır çıkılmaz bir durumda idi. İktisadiyat yok Askeri güç yok ahali ilimsiz cahil. Azerbaycan Cumhuriyetinin durumu anadan olan çocuk ve annesi rahmetli olmuş. Bu durumdan çıkmak için bir desteğe mutlak ihtiyaç var idi. Azerbaycan Cumhuriyetinin dahilinde Ermeni Taşnak çeteleri Karabağ da Zengazur da  Erivan  bölgesinde Gəncə də, Bakü’de. Tüm Azerbaycan arazisinde kan akıttılar. Türkler ve diğer halklar soykırıma uğratıldılar. Yeni kurulan Devletin belekte öldürülmesi, hainler tarafından hayata geçirilmesi düşünüldü. Azerbaycan Cumhuriyetinin başkanları Cumhuriyetin varlığını yaşatmalı ve ahalini kırgından xilas etmek için Osmanlı Ordusundan askeri destek almak için tikilən haralara geçtiler. Batum da, Azerbaycan Cumhuriyetinin nümayəndə heyyəti ile Osmanlı nümayəndə heyəti arasında Bir anlaşma imzalandı. Azərbaycan’a askeri destek vermeyi  Osmanlı devleti kabul etti. Bu işte Envər Paşanın misilsiz çabaları olmuştur. Enver paşa kardeşi Nuri Paşanın Bakü’ye göndərilən Tümenin komutanı tayın etti.

Türk Ordusunun Azərbaycan’a gelmesini Alman ve İngiliz devletleri kabul etmek istəmedi ve mani olmağa çalıştı. Bakü petrolüne Alman ve İngilizler sahip olmak istiyirdiler. Uzun sürən ağır mücadeleden sonra Osmanlı Tümenin Azərbaycan’a,  Gəncə şehirine dahil oldular. Həmin zaman Gencede de Ermeni çetelerinin kırgını davam edirdi. Türk ordusu kısa zamanda Gəncə şehirinde duruma hakim olan Ermeni çetelerini Püskürttüler. Yerli əhalidən eli silah tutan  ahaliyi askere alıp eyittiler. Ve Kafkas İslam Ordusu ismi verilen bir Ordu kurdular. Həmin dönem Bakü Ermeni Rus işğalında idi. M. E. Rəsulzadə değirdi Baküsüz Azerbaycan kafasız vücuttur. Baküyü almak şarttır. Kafkas İslam Ordusu tüm hazırlıkları bitirdikdən sonra Bakü üzerine taaruza keçdilər. Eylül’ün sıcak günleri kanlı çatışmayan girdiler. Eylül’ün 15 Kafkas İslam Ordusu Baküyü işğalçılardan təmizlədi. Ve bu taaruz qalibiyyetle sonuclandı. Baküde kırgınlığın karşısı alındı ve asayiş temin edildi. Bakü azad edildikdən sonra Azerbaycan Cumhuriyetinin başkenti Gəncədən Baküye taşındı. Türk Ordusunun Baküyü almasından sonra Cumhuriyetin yaşama şansı artdı. Azerbaycan hükümeti kısa zamanda bir çok islahatlar hayata geçirip iktisadi, elmi, madeni ve askeri alanlarda inkişafa nail oldu. Kısa zaman zarfında 49 binlik Azerbaycan Ordusu yaratıldı. Genç Azerbaycan Ordusu Karabağda Ermeni çetelerine karşı uğurlu amaliyyatlar hayata geçirdi, düşmanı püskürttüler. Türk Ordusunun Azərbaycanda olması bir garantörlük vazifesini daşıyırdı. 1.Cihan harbinin iştirakçısı Osmanlı devleti harbi kaybetti. Mondoros anlaşmasını gereği Osmanlı Ordusu məcburən Azerbaycandan çıkmak zorunda kaldı. Meydan savaşında kanla kazanılan bu zafer teslimci bir anlaşmada kaybedildi. Osmanlı Ordusu gönüllü kalmak istəyən asker ve subayları Bakü de bırakıp Anadoluya qayıtdı. Azerbaycan Cumhuriyetinin yaşama şansı hiçe indi. Muzeydəki Rus ayısı Sovyetlər imperatorluğu bu durumdan yararlanarak öz istəyinə nail oldular. 23 ay yaşayan fidan çocuğa bənzəyən bir çocuğu, Cumhuriyeti  beşiğinde boğup şəhid etdilər. Cumhuriyet kurucularını vatansever Azerbaycan Türklerini yeniden soykırıma uğrattılar. Ancak 70 seneden sonra Azerbaycan Türkleri yeniden Müstəqil Cumhuriyetini kurdu.

  1918 çi ilde Ermeni soykırımı İrəvan bölgesinde Nahcivanda, Iğdırda, Karsta da devam  ederken yerli Türklər kendilerini korumak için özünü müdafiə  dəstələri kurdular. Düşman karşısında mudafasiz kalmamak için mücadilə ettilər bazan da edebilmedirler. Ermeni çetelerine karşı durmak için güçlü bir əsgəri birliyə ihtiyaç var idi. Kazım Karabekir Paşanın komutasındaki Türk ordusu askeri taaruza geçti.  K.Karabekir Paşanın Komutasindaki birliklər Ermenilere karşı uğur kazandı. Türk ordusu, Iğdır’ı azad etdikdən sonra Aras nehirinin yakınında Gümrü şehirine karargahi kurdu. Son hazırlık İrəvanın alınması uğrunda taaruz planı idi. Türk ordusu ilə yanaşı İrəvan bölgesinden Nahcivanda, Zengibasarda, Vedibasar da Azərbaycanlı Türklər, Türk ordusuna böyük destek verdilər. irəvan şehirinin alınması yerli Türklerin sevinmesine səbəb olmuşdur.İrevan kapısına dirənən Türk Ordusunun planını İngiliz ve Ruslar bozdu.  Ermenilerin dəstəyinə gelen emperyalistler Türk hükümetini barış anlaşması imzalamaya razı sala bildilər. Zamanın şartlarına uygun davranan K.Karabekir paşa İrevana taaruzun Türkiye için başağrısı olacağını anlayıp mecburiyeten sulh anlasmasına imza atdı. Aras nehri Türkiye Ermənistan sınırı tanındı. Nahcivan Azerbaycan arzusu olarak tanındı. Kars Anlaşması imzalandı. Moskova anlaşması Kars anlaşmasını daha da muhkəmləşdi. Kars anlaşmasının 5 bəndinə asasen Nahcivan ərazisinə 3. güc taaruza geçərsə garantörlük, Türkiye Cumhuriyetinin üzerinde kaldı.

Müasir zamanımızda Rusya’dan askeri ve maddi destek alan Ermənistan devleti 30 seneden yukarıdır ki Azerbaycan Devletine karşı taaruzdadır. Ermeni çetelerini Azərbaycanın Toprak bütövlüyünə karşı saldırıları neticesinde binlerce Azerbaycan Türkü şəhid edilmiştir. Nahcivan özek Cumhuriyetinin araziside her gün saldırılara maruz kalır. Kars ve Moskova Anlaşmasını hukuku baz alınarak Azerbaycan ve Türkiyə hükümeti Nahcivan özek Cumhuriyetinin ərazisinin tehlikesini korumak için Türk askeri üstüne vacibi ihtiyaç var. Yerli əhalinin istekleri üzerine bu anlaşmayı Türkiye ve Azerbaycan hükûmetleri  gözden geçirmelidir. Azerbaycan ve Türkiye hükümetinin birgə əsgəri almalarını genişletilmeli ve karşılıklı yardım hakkında mukavilə imzalanmalıdır. Azerbaycan Cumhuriyetine karşı ister Rusya’nın ister Ermenistan in çirkin niyyətinin karşısında bir sipər olarak Azerbaycan da Türkiye Askerinin durması vaçipdir. Bu önləyici tədbirlərin zamanında dəğərləndirilməsi 100 sene önceki durumun her zaman baş verəbilməyəcəğini demək mümkün değil. Üç renkli bayrağımızın daima dalgalanması için ister devlet ister halk her tür imkanlardan yararlanmalıdır.

Hicran EHMEDLİ-Hukukcu                                                                                                            Bakü                                 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz